Akköprü Yazılar

Çubuk Çayı, İncesu Deresi ve Hatip Çayı’nın birleştiği noktada ve eski Bağdat ticaret güzergahının geçtiği bir konumda 1222 yılında Anadolu Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubad adına zamanın Ankara Valisi Kızılbey tarafından yaptırılır…

Bakmayın bugün Akköprü’yü bir metro istasyonu sananlara…

Altından sular,
Üstünden insanlar, ordular, bilumum mahlukat ve yüzyıllar geçip gider, tarih olur.
Ama Akköprü hala ayaktadır.

***

Bugün Anadolu’daki küçük kasabalar dahil hepsinde “mal pazarları” var. Ankara’nın mal pazarı da Akköprü civarında kurulur, bu nedenle bir zaman mal pazarı olur. Et Balık Kurumu’nun Ankara Kombinası kurulur, Et Balık Kavşağı olur. Ülkedeki özelleştirme furyası ile bölge arazisi satılır, AVM yapılır. Ne mal pazarı kalır, ne Et Balık Kavşağı. Ankamall olur…

***

Ankara’ya ilk geldiğim yıllarda Akköprü argo deyimlerle anılırdı. Daha da çok şarapçıların uğrak yeri olarak. Bir de ellerindeki pankartlarda “kurbanlık” yazan bir takım adamlar yol kenarlarında beklerlerdi. İlk gören kişinin aklına gelen; acaba eylem mi yapıyorlar?

Bir foto muhabiri, çektiği fotoğraf ile ödül almıştı. 12 Eylül’ün astığı astık, kestiği kestik yılları…

Öyle “kurbanlık” pankartı ile cadde de beklemek de ne demek!

Gazetelere haber oldu; yasak!

Bundan böyle “kurbanlık koyun” veya “adaklık” yazacaksınız.

Hepsi de hemşehrim olur; Çiçekdağı’nın Avanoğlu köyünden. Geçimleri bundan.

***

Sonra Akköprü’yü sinemada izledim. Bugün başka bir isimle anılan, bir zamanlar Emekli Sandığına ait Stad Otelindeki Stad Sineması’nda…

Sinemaya ilgi duyan birisinin “Sürü” filmini bilmemesini pek düşünemem. Yılmaz Güney’in yazıp Zeki Ökten’le yönetmenliğini yaptığı, Tarık Akan, Melike Demirağ ve Tuncel Kurtiz gibi ustaların oynadığı efsane film. Bir Ankara’lı için ise yaşadığı kenti bir filmde görmek daha da ilginçti.

***
Dedim ya;

Mal Pazarı,
Et Balık kavşağı,
Ankamall…

Bir gün hepsi unutulur gider…

Akköprü ise daha çoook yüzyıl devirir….

Akköprü
2 votes, 5.00 avg. rating (97% score)

Yazar Hakkında

Haydar Çetin

1963 yılında Kırşehir’de doğdu. Evli, iki (ve ikiz) çocuk babası. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gayrimenkul uzmanı olarak görev yaptı. 35 yılın sonunda emekli oldu. 40 yıllık Ankara’lı. Onun için okumak vicdanı bir sorumluluk, yazmak ise hayaliydi. Bu konuda bazı öykü denemeleri oldu. 1989 yılında Yunus Nadi öykü yarışmasına katıldı ve çeşitli internet sitelerinde yazıları yayımlandı. Ve nihayetinde Antoloji Ankara ekibine dahil oldu.

    Recent Comment

    1. Dr Cemil Evirgen

      Akköprü 1958 yılında 1 yaşındayken taşındığımız Varlık Mahallesinin köprüsü. Bu köprü altında yaşayanlar bizim ilkokul arkadaşımız da olmuştu. Bu köprü cok defa ayakları altında ve kitabesinin olduğu yerde kaçak kazı yapılmıştı.Rivayete göre köprü yıkılırsa yeniden yapılsın diye ayak altına altın konulmuş denirdi. Bir de kitabesinin olduğu büyük göz üstünde de para arayanlar olmuştu. Ankara taşı dediğimiz Andezit taşından yapılan bu köprü şimdi kenarda bucakta kaldı. İnce su deresinden ziyade Çubuk çayı üzerinde yapılmıştır. Çubuk baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan 1968 seli Varlık Mahallesini sel suları altında bırakmıştı. Çubuk çayı silme akıyordu ve köprü hiçbir hasar görmemişti. Şimdi de bütün ihtişamıyla ayakta duruyor. Sadece bir durak ismi olarak…

    Leave a Reply