Ankara’nın Yeni Müzesi: İktisadi Bağımsızlık Müzesi Yazılar

“Taşa, gönülden bir şey koymazsan, heykel olmaz, yapıya tarihin içinden bakmazsan, eser olmaz” demiş Mimar Kemalettin. 1. Ulusal akımın öncülerinden.

İşte Mimar Giulio Mongeri de ulusal ekonomiyi taşla örnekleyenlerden.

Bugün ki yazımın konuğu Ulus Meydanında bir karşılama, bir köşe yapısı olan Mongeri ‘nin eseri Ankaramızın   yeni “İktisadi Bağımsızlık Müzesi ” Türkiye İş Bankası İdare Merkez Binası.

Kısaca tarihinden bahsedelim;

Cumhuriyetle birlikte ekonomide gelişmekteydi ve bankalara olan ihtiyaç, modernleşmenin simgesi olarak tasarlanan binaları da beraberinde getirdi. Özellikle Ulustaki tarihi aksta birçok modern ve dönemi yansıtan bina tasarlandı. 1929 yılında İtalyan Mimar Giulio Mongeri tarafıından tasarlanan iş bankası binası dönemin modernleşme sürecini yansıtan en önemli simgesel yapılardan biridir. Binaya baktığımızda hem batıdan hem Osmanlıdan izler görmekteyiz. Yapı dıştan alt, orta ve üst olarak Rönesans üslubu ile üç kısma ayrılmaktadır . Çok süslü olan sütunlarda ise Selçuklu ve Osmanlı arma ve mühürlerini görmek mümkün. Mongeri aynı güzergahta 4 anıt yapısını 3 yılda yaparak bir Ankara rekoru kırmış.

Geçtiğimiz hafta yapının müze olmasıyla birlikte gezip fotoğraflama fırsatı buldum.

Ulus meydana geldiğimizde yapı meydana yönelen mimarisi ile bizi karşılıyor. Bina  taş malzemesi, meydana yönelen dairesel cephesi ve  tarihi dokusuyla oldukça etkileyici. Henüz içeri girmeden etrafında bir tur attım ve hemen yanında büyüyen ağaçlarında bina ile oldukça bütünleştiğini ve heykelsi olduğunu farkettim. İçeri girerken bizi karşılayan ,ahşap malzemesi , ağırlığı ve manuel çalışan döner kapı beni oldukça etkiledi. Girer girmez büyük bir karşılama alanı,  kafamızı yukarı kaldırdığımızda bir galeri boşluğu ve tavan vitrayı içerisinde “Hermes “. En kurnaz, en hızlı ve altın değnekli Hermes; ticaretin, kurnazların, hırsızların, sporcuların, seyyahların ve koşucuların tanrısıdır. İş Bankası’na 100 metre kadar mesafedeki Roma Hamamı’nda bulundu.

Giriş salonunda bulunan sergide beni en çok etkileyen girişte bizi karşılayan geniş salon çalışma alanında kullanılan ahşap masalar ve pirinç detaylar, kasa dolaplar  ve elbetteki vitraydan süzülen ışığın galeriden giriş salonuna kadar düşerek misafirleri karşılaması…

Ve tarihi tel asansör.

Katlar arasında dolaşımı özellikle tel asansör etrafını saran mermer merdivenle yapmanızı öneririm…

Bina  bodrum da kiralık kasalar, zeminde ve 1. katta müze ,  2. Kat sergi 3. Kat sanat galerisi 4. Kat süreli müze ve 5. Kat etkinlik alanı olarak düzenlenmiş. Müze dolaşımı oldukça kolay içeriği farklı görülmeye değer birçok konu barındırıyor.

Banka aynı zamanda 22 ekim 1929 da Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün misafir edildiği, orijinaline uygun şekilde korunan “İdare Meclisi Salonu” nu da ziyaretçilerine açmış. Atatürk’ün ziyareti sırasında çekilen fotoğraftan Kurt Bullent tarafından Müze için yapılan bir yağlıboya tablo ile Atatürk’ün Banka’nın İskenderiye Şubesi’ne hitaben imzaladığı Weinberg tablosu da sergileniyor.

Benim bu deneyiminde gözlemlediğim yeni müze olmasıyla birlikte büyük ilgi gören yapının mimarisi , kentsel hafızada ve tarihteki yeri Ulustaki tarihi yapıların halka tanıştırılmasının önemi gibi kavramlar oldu.

İktisadi Bağımsızlık Müzesi gidip görülmeye, fotoğraflamaya, Cumhuriyet Dönemi yapılarını, malzemelerini görmeye ve içeriğindeki zengin bilgiyi edinmeye değer oluşumuyla Ankaramıza hayırlı olsun!

Ankara’nın Yeni Müzesi: İktisadi Bağımsızlık Müzesi
5 votes, 4.20 avg. rating (85% score)

Yazar Hakkında

Tuba ÖNAL

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde doğdu. 90'lı yıllar Ankarasında çocukluğunu yaşadı. Öğrenim hayatının tamamını Ankarada geçirdi ve Mimar oldu. Ankara'nın kentsel hafızasına ve ruhuna hayran biri olarak Ankara’yı fotoğraflamak onun için bir tutku...

    Recent Comments

    Leave a Reply