Sakarya Caddesi Yazılar

Nedendir bilinmez, ne zaman Beyoğlu’na yolum düşse, Sakarya Caddesi’ni düşünür ikisinin arasında hep bir benzerlik bulmaya çalışırım. Belki de İstanbul’a karşı duyulan kıskançlığın sonucudur; bizim de Sakarya Caddemiz var…

Bir zamanlar ne güzel kokular gelirdi… Ne kadar canlı ve ne kadar yaşam doluydu.

***

Selanik Caddesi ile Sakarya Caddesinin kesiştiği köşe; Çorumlu Eminenin Ali…

Manavdı. Yan tarafta bulunan balıkçılardan alışveriş sonrası illa ki uğranacak yer. Roka, tere, limon… O da balıkçı olmuş…

***

Hemen yanı başında Turşucu Hüsmen Ağa’ya uğrayıp kaya koruğu almamak olmaz değil mi? Cam kavanozda Kilikya şalgamı da tabi…

Işıl ışıl tezgahlarda, çeşit çeşit balıklar sıralanırdı…

Ayabakan, Öz Ayabakan…

En taze balığı yer Ankara’lı…

Yaşamında hiç balık tutmamış Haymanalı balıkçılar… Balığın her çeşidini bilir, tarif ederlerdi “şöyle pişireceksin, böyle kızartılacak” diye.

İlk kokoreçi orada yedim; şimdi yerinde pastahane olan Otlangaç’da… Ve ilk midye tavayı…

***

Net Piknik’te tanıştım Arjantin ile… Kocaman bardaklarda bol köpüklü…

Aslında bardağın adı Arjantin imiş ama bizim için fark etmez, böyle öğrendik, böyle belledik…

***

Sonuçta memur kentidir Ankara…
En azından bir zamanlar öyleydi…
İş çıkışı eve gitmeden Sakarya’ya uğramak iyi gelirdi. 

Eski Sakarya pek kalmadı artık, Tavukçu, Körfez, tarih oldu. Kalanlar da eh işte şöyle, böyle idare ediyorlar.

Bir Beyoğlu, bir Çiçek Pasajı, bir Balık Pazarımız olmasa da, Net Piknik’te o kokuyu duyumsamak, balıkçı tezgahlarının önünde durup, balıkları, satıcıları izlemek hala güzel gelir bana…

Ömrün uzun olsun Sakarya…

Sakarya Caddesi
1 vote, 3.00 avg. rating (76% score)

Yazar Hakkında

Haydar Çetin

1963 yılında Kırşehir’de doğdu. Evli, iki (ve ikiz) çocuk babası. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nda gayrimenkul uzmanı olarak görev yaptı. 35 yılın sonunda emekli oldu. 40 yıllık Ankara’lı. Onun için okumak vicdanı bir sorumluluk, yazmak ise hayaliydi. Bu konuda bazı öykü denemeleri oldu. 1989 yılında Yunus Nadi öykü yarışmasına katıldı ve çeşitli internet sitelerinde yazıları yayımlandı. Ve nihayetinde Antoloji Ankara ekibine dahil oldu.

    Leave a Reply